3. eylül düşündüm düşündükçe kalbim agrıdı bir geceyarısıydı.
Aldım elime iki kırılgan camı atladım merdivenlerin taşlı basamaklarını, birde kutlama sıvısıyla şimdi kutlamaya gerek olmayan hatta gözden uzakta yas'ım damagıma yapışmış acısı ! Lanet olsun ki ben ;
Ön yargılı olmadım, üstelik gerekse bile hiç kötü düşünmedim.
Hayran kaldım Gecenin sessizliğindeki ses'e sustum dersem dogru olmaz !
en çok konuşandı o geceden sonra bir daha olmadı .
5 dk zamanım 5 saatte 500 saatte sürebilirdi sürsündü tabi şükrettim şaşırdım üstelik !
Andım A'nı düşündükçe dibe battım daha da dibe dibe sonra en derine *yüreginin götürdüğü yere git* kitabı aklımdan bir süre gitmedi orda öylece kaldı gitmek istememiş gibi ben n'aptım ? yüregimin götürdüğü yere gittim yapmamalıydım gitmemeliydim üstelik geceyarısydı olsun dedim sanki ben bende değildim geceydi , 5kardeşli sokagın köşesini döndü farlı lambalı sokak feneri altında bakakaldım öylece ..
İnsanın hayatına bi daha gelmeyecekmiş gibi Tanrının ^ kızım sen çok bekledin !! deyip gönderdiği dedim sevinçliydim ne olursa olsun şükretmeliydim etmemişim demekki................................... oysa defalarca etmiştim .
bunca senelik yaşıma sıgmamış koca ömrümde birkere rastladım Perşembe 3. eylül
O perşembe bu sene de geldi .
5 kardeşlk sokagın köşesine tamda durdugu yerde indirdim el frenini duygularımın, sonra vitesi boşa aldıgım aklımın sonuç delirdim üstelik çıldırdım evet çıldırdım gitttiğim yerlerde Queen Alİa da otel odasında uyuyamadım agladım bir çocuk gibi şimdiye dek hiç istememiş kadar Anne istedim yanımda belkide sıgıntı insanımı aradım.........
sonra utandım kendimden aynadaki yüzümden bir oğlan çocugu geçti gözlerimden ayna ile aramdaki mesafeden
bana bakarak yüzüme gülümseyen sinirlendim '' kapanmadı perde '' dedim '' seyredeceksen yarın gel arkası yarın bu oglum '' dedim.
Baktı yüzüme safça sadece baktı hiç konuşmadı.
Hepsi rüyaymış ter içinde uyandım susmak istedim de hep susturamadım kendimi
.
belirsizlikler içinde zaman geçmekte ..
yorgun
mutsuz
kırık,dökük
üstelik stresler içinde yaşamak yaşanmışlık değil canlılık değil !
Hayat hayatım olalı bu kadar acımasız olmadı hiç hemde.
çok ağır güçlüyü oynamak öyle zor ki hayal bile etme üzülürsün !
aklımdasın Freddy :( N olursa olsun hep ordasın çıldırmaktan korkarım düşünemezsem seni haber alamazsam senden düşünmedinmi hiç beni Freddy neredeysen nefesim sensin gücüm sensin sensiz nefes alamıyorum Freddy :((
bilmiyorsun başkalarından duyduklarıma inanmam kadar inanıyor olsaydım sana; Seni böyle sevemezdim !!!
hala bu kadar hücrelerimde hissedemezdim
bilmiyorsun Freddy sen yoksan hçbiyerde dayanılır bir acı değil yaşamak, mecburiyetlerim olmasa çekip gidecegim uzaklara Lanet olsunnnnnnn !!!!!!
.
1 görüntü yükler zaman bazan gözlerine, An be an belirir suretler ..
Dönüp içine dogru sorarsın o 3 vak te ..
kim gitsin- kim kalsın ??
cevabı verecek cesaretin varsa kendine ----------------------------------------------------------------------------------------
Bir süre sonra İçinin engin denizlerinde girdaplar med cezirlerle nil'e doğru uzanır o zaman kelimeler dudaklarının arasındayken daha SUS ! dersin gerçegine o susmaz, susturamazsın !!
n yapsan yinede anlatamazsın ............
2 Göz kapağına işkence edersin o daha fazlasını görmeler daha fazlasını bilmeler yokmudur hele nasıl da sürüklenirsin,kapılırsın, bırakırsın umarsızca istemesende
VE.. Sen 3 vakıtte 1 günde 2 likler ararsın
Neden ? neden hala ararsın
.
Bugün yeni taşındıgım evimde 1. hafta günlerden pazartesi .. Kedim Sheila ile birlikteyiz, şömine üzerindeki saat sessizliğe hakim .. mor kadife kanape altına sakladıgım binbir anıyla yüklü günlüğüm kollarımdan yukarı kalbime yakın .. Kargacık burgacık bir şekilde özensizce yazılmış son sayfalardayım .. Sene -------- aylardan Eylül , - Ayaz soguk akşamların başlangıç saatlerinden gri bir akşamüstü .. Yer pencereler önünde anlam yüklediğim her özneye sezinişimde aklımla kalbimle çagırdıgım bembeyaz manolya ağaçlarını seyrettiğim pencere önü .. Manolya ve ıhlamur agaçlarının sakladıgı maviye boyalı evin balkonunda beyaz ve gri tüylerini oturdugu sarı çiçekli sedirin desenlerine örtmüş Sheila ve ben... hatırladınmı bizi ???.. Bir tarih vardı sokağın köşesinde gece olunca beni pervane böceklerinin ışığa koşuşması gibi düşlerime koşturdu. çok ta anlamlı gelmeyecek sıradan ama her daim nefes almasam bile varolacak günlerin birine aitti o tarih .. İçine tarifi yoksullaşmış anlamlar yüklediğim zaman zaman heyecanını yitirmiş kelimelerim, anlatılmayacak kadar özel düşlerimi saklamışım meger.... Ne de büyük özentiyle adını kahraman Aşk yapıp bez bebegime sarıp sarmalamışım küçük bir kız çocugu edasıyla .. karşımda büyükçe bir ayna toz yığınlarıyla saklanmış gölgesinde seni gördüğüm .. Üzerinden geçmişim saatlerin kimbilir nasıl bir hızla , günler geçmez sanıp bedellerini ödediğim bir zamanda geleceğindeyim son gecemin .. tam zamanını kestiremediğim ay Eylül ayı günlerden ise bir sır olmuş içimde.. söz vermişim kendime ant sanıp içmişim günlere ve şimdiye şerefe.. titrek elime yerleştirdiğim kent marka sigaramdan bir uzun nefes çekip içime dagılmış saçlarımı kulak arkasına yerleştirmeye çalışırken yaslanıyorum hani o bize tanık olan yıllanan mor kadife kaplı kanepeye rahatsız oldugundan bahsederdim hatırlasana .. Gökyüzünün Gri rengini camlara vuran dolu tanecikleri arasından seyredip , Sheilanın önünde utanmadan durup durup aglayan beni durdurabilecek hiçbirşey yok gibi .. Uzaklarmı sevdirdi seni kendine , Sen mi sevdirdin uzakları kendine .. dalarmı gözlerin bir an gelir de uçsuz bucaksız dehlizlere sorarmısın sende , biz varmıydık diye ... Sevmek adına dokunmuşmuydum hiç yüreğine ?? Sevmek Leyleğin yaşaması için sıcaklara gitmesi gereken terkedişimidir mevsimlerden sonbaharı .. Oysa kandırılmıştık ikimizde, '' Leylekler getirdi seni'' diyenlerce hiç düşündünmü... Düşünmemişsindir kimbilir belkide .. Sen olsan inanmazdın ki böyle hikayelere ...
.
Herşeyden biraz aldım hiçbirşeyden uzaklaşmadan herşeyden uzak olamadım ve hiçbirşey kadar hayata yakın
Kaçak dövüşüp,
Kaçak söyleyip,
Kaçak düşünüp,
Kaçak gidip kendimden kaç gece üstüne sonra kaçak döndüm kendime kaçmasaydım bir kaçak gibi sürgün yaşayıp yaşayıp yaşadıgımı sanıp ölmeseydim binlerce ve degmeseydi divitimin ucu mürekkebe ve lekelenmeseydi beyaz bir kuş olup uçup uçup uzaklara uzaklaştıkça avutsaydım kendimi rüzgar üfledikçe tenime kendini gözlerimi kısıp bir taşın tepesinde baksaydım öylece gidebilecegim uçabilecegim kadar uzaklara göçebeleşseydim hayata ve herşey ugruna hiçbirşey olmaktansa hiçbişey ugruna savaşmasaydı kanadım kolum bir agacın tepesinde -30 altında donsaydı gagam kondugum gibi o agaca bulunsaydım bir sabah bakakalsaydı herşeyden aldıklarım hiçbirşeyden uzaklaşmadan herşeyden uzak olamadım ve hiçbirşey hayata yakın kendimi kendimden uzaga fırlatmasaydım ve onca hızlı düşmeseydi yere çarpmasaydı dagılmasaydı 4 bir yanım
.
« Önceki ::